Türkçe

Eylemler

EYLEMLER (FİİLLER)


Eylemler (Fiiller) : İş, oluş, hareket, durum ve kılış bildiren; zaman ve kişi eklerine göre çekimlenebilen;

 zaman ve kişi ekleriyle çekimlenmesi halinde cümle içinde yüklem görevi üstlenen sözcüklere eylem (fiil)

 denir.

Örnek :      bak-, sus-, büyü-, ağla-, koş-

Gel-di-m                           kopar-ı-yor-uz

Gel (eylem kökü)               kopar (eylem gövdesi)

-di  (zaman eki)                 -yor    (zaman eki)

-m  (1. Tekil kişi eki)          -uz     (1. Çoğul kişi eki)


Eylemler, varlıkların yaptıkları hareketlerin niteliklerine ve özelliklerine göre, şu gruplara ayrılarak incelenir :

İş ve Kılış Eylemleri : Öznenin kendi iradesiyle bir nesne üzerinde gerçekleşen ve bu eylemden nesnenin

 etkilendiği tüm eylemler iş-kılış anlamlıdır.

Örnek : Kadın gömleği ütüledi.

              Açmak, yıkamak, kesmek


Oluş Eylemleri : Gerçekleşmeleri özneye bağlı olmayan, doğal bir değişim içinde kendi kendine olan, nesne

 almayan tüm eylemler oluş anlamlıdır.

Örnek : Adam iyice yaşlanmıştı.

              Paslanmak, büyümek, çürümek


Hareket Eylemleri : Belli bir enerjinin, öznenin hareketlenmesine ya da yer değiştirmesine yönelik olarak

 harcandığı ve nesne almayan tüm eylemler hareket anlamlıdır.

Örnek : Bugün parkta uzun uzun yürüdüm.

              Yüzmek, gitmek, kaçmak


Durum Eylemleri : Öznenin kendi sitemiyle gerçekleştirdiği, daha çok içinde bulunduğu durumu gösteren ve

 bir durağanlık bildiren tüm eylemler durum anlamlıdır. Durum eylemleri de nesne almaz.

Örnek :  Burada biraz dinleniyorum.

               Yatmak, ağlamak, üzülmek


UYARI : İş-kılış eylemleri, nesne aldığı için bu eylemler geçişlidir. Oluş, durum ve hareket eylemleri

 genellikle nesne almazlar. Bu nedenle geçişsizdir.

Eylemlerin bir bölümünün iş-kılış, oluş ve durum bildirmesi, cümledeki kullanımına bağlıdır.

                Örnek :   Çocuk kapıyı açtı. (iş-kılış)

                            Bütün çiçekler açtı. (oluş)


Eylemlerde Zaman : Eylemin içinden geçtiği, geçmekte olduğu ya da geçeceği süre “zaman” olarak

 adlandırılır. Zaman kavramı, kişi kavramıyla birlikte eylemi adlandıran ve biçimlendiren temel öğedir.


Geçmiş Zaman : Eylemin sözden önce gerçekleştiğini gösteren zamandır.

Örnek :

Git-ti, git-miş     önce eylem, sonra anlatış


Şimdiki Zaman : Eylemle anlatışın aynı anda gerçekleştiğini gösteren zamandır.

Örnek : bak-ı-yor, gel-i-yor    eylemle anlatış aynı anda gerçekleşir.


Gelecek Zaman : Önce anlatışın, sonra eylemin gerçekleşeceğini gösteren zamandır.

Örnek : bak-acak, anlat-acak      önce söz, sonra eylem


Geniş Zaman :  Eylemin sürekli ya da genellikle yapıldığını gösteren zamandır.

Örnek :  okur-r, çalış-ır      sürekli ya da genellikle yapılır.


Eylemlerde Kişi : Eylemin kim tarafından yapıldığını, kiminle ilgili olduğunu gösteren kavrama kişi (şahıs)

 denir. Kişi kavramı, eylem kök ve gövdelerinde kip eklerinden sonra eklenir. Eylemlerde üç temel kişi vardır.

 Bunlar tekil ve çoğul olarak kullanılabilir.

KİŞİ

TEKİL

ÇOĞUL

AÇIKLAMA

ÖRNEK

I.

Ben

Biz

Sözü Söyleyen

Okudum

Okuyoruz

II.

Sen

Siz

Sözü Dinleyen

Gelirsin

Gelirsiniz

III.

O

Onlar

Hakkında Konuşulan

Biliyor

Biliyorlar


Uyarı : Üçüncü tekil kişi eki yoktur. Üçüncü tekil kişinin anlatımında eyleme yalnızca kip eki getirilir.

 Örnek : (bit-ti, git-miş, otur-u-yor)


Eylemlere gelen kip eklerine göre kişi ekleri de farklılaşabilir.

Örnek :

Yap-ı-yor-uz  (I. Çoğul kişi eki)

Bekle-di-k      (I. Çoğul kişi eki)


Eylem Adları : Dış dünyadaki her varlığın ve her kavramın bir adı olduğu gibi eylemlerin de bir adı vardır. Eylem kök ve gövdelerine getirilen “-mak (-mek), -ma (-me), -ış (-iş)” ekleri geldikleri eyleme ad verip eylem adı oluştururlar. Eylem adı durumundaki bu sözcüklere ad eylem (mastar) adı verilir.

Örnek :    Buradan gitmek istiyor.

                 Bu saatte gitmeye kalkma.

                 Oraya gidişimiz zor oldu.


Eylemlerde Kip : Eylemlerin iş-kılış, hareket ve durumu anlatabilmek için haber ve dilek kipleriyle birlikte kişi ekleriyle çekimlenmesine kip denir.

Örnek :

Otur -                   eylem kökü

Otur-acak-sın        çekimli eylem

Otur-sa-n              çekimli eylem

Çekimli eylemler dört biçimde kullanılabilir:

Olumlu biçim                    çalıştım

     Olumsuz biçim                  çalışmadım     

Soru biçimi                       çalıştım mı?

Olumsuz soru biçimi          çalışmadım mı?


Haber (Bildirme) Kipleri :


a)  Görülen (di’li) Geçmiş Zaman :  Eylem kök ya da gövdelerine “-dı, -di, -du, -dü, -tı, -ti, -tu,

-tü) eklerinden biri getirilerek yapılır.

Anlamı :  Geçmişte yapılan bitmiş eylemleri kesinliğe bağlayarak anlatır. Görülen geçmiş zamanda aşağıdaki anlam özellikleri görülür :

Görülen ve yaşanan bir olayın anlatımında bu kip kullanılır.

Örnek :

       Öğrenciler son sınavlarına geçen hafta girdiler.

       Çocukluğumda ciddi bir hastalık geçirdim.

Kesinliği, tarihi belgelere dayanan olayların anlatımında da bu kip kullanılır.

Örnek: Osmanlı Devleti 1299’da kuruldu.

             Fatih, bütün askeri dehasını kullanarak İstanbul’u fethetti.

Di’li geçmiş zamanın kişilere göre çekimi şöyledir :

KİŞİ

TEKİL

ÇOĞUL

I.

Baktım

Baktık

II.

Baktın

Baktınız

III.

Baktı

Baktılar


b) Duyulan (Miş’li) Geçmiş Zaman) : Eylem kök ya da gövdelerine “-mış, -miş, -muş, -müş” eklerinden biri getirilerek yapılır.

Anlamı :

Geçmişte yapılan bir eylemi kesinliğe bağlamadan anlatır.

Örnek :

O yıllarda ülkemizde büyük ekonomik sıkıntılar yaşanmış.

Gençlik yıllarında bütün Avrupa ülkelerini gezmiş.

Kısa bir geçmiş zaman diliminde de olsa, başkasından duyulan eylemlerin anlatımında

 kullanılır.

 Örnek : Geçen gün en yakın arkadaşıyla kavga etmiş.

             Erdal, dün sinemaya gitmiş, ama filmi beğenmemiş.

Farkında olunmayan bir eylemin anlatımında kullanılır.

Örnek :

Öyle bir dalmışız ki, sabah olmuş.

Bir de ne göreyim herkes gitmiş.

Gerçekleşen bir eyleme tanık olma durumlarında da kullanılabilir.

Örnek :

Eline sağlık, çayda çay olmuş.

Kısa sürede iyice yıpranmışsın.

“-dır, -dir” ek eylemleriyle kullanıldığında kesinlik ya da olasılık anlamı kazanır.

Örnek : Gönderdiğin mektubu dün almıştır. (Olasılık)

          Özür dilerim, kayıtlarımız kapanmıştır. (kesinlik)

                        Miş’li geçmiş zamanın kişilere göre çekimi şöyledir :

KİŞİ

TEKİL

ÇOĞUL

I.

Okumuşum

Okumuşuz

II.

Okumuşsun

Okumuşsunuz

III.

Okumuş

Okumuşlar


c) Şimdi Zaman : Eylem kök ya da gövdelerine “-yor” ekinin getirilmesiyle yapılır.

Anlamı :

İçinde bulunduğumuz zaman dilimi içinde başlamış; ama henüz bitmemiş, sürmekte olan bir

 eylemin anlatımında kullanılır.

Örnek :  

Çocuk bütün dikkatiyle ders dinliyor.

Ayşe’ye geçen gün gördüğümüz kazayı anlatıyordum.

“-dır, -dir” ek-eylemiyle kullanıldığında olasılık anlamı kazanır.

Örnek :

Bu saatte evde uyuyordur.

                        Şimdiki zamanın kişilere göre çekimi şöyledir :

KİŞİ

TEKİL

ÇOĞUL

I.

Açıyorum

Açıyoruz

II.

Açıyorsun

Açıyorsunuz

III.

Açıyor

Açıyorlar


d) Gelecek Zaman : Eylem kök ya da gövdelerine “-acak, -ecek” eki getirilerek yapılır.

Anlamı :

Henüz yapılmamış, içine girilecek bir zaman dilimi içinde yapılacak olan bir eylemin

 anlatımında kullanılır.

Örnek : Yarın akşam İstanbul’a gideceğiz.

              Akşama misafir gelecek.

“-dır, -dir” ek eylemiyle kullanılırsa, kesinlik anlamı kazanır.

Örnek :

 Bu sorun en geç yarın halledilecektir.

Gelecek zamanın kişilere göre çekimi şöyledir :

KİŞİ

TEKİL

ÇOĞUL

I.

acağım

acağız

II.

acaksın

acaksınız

III.

acak

acaklar


e) Geniş Zaman :  Eylem kök ya da gövdelerine “-r (-ır, -ir, -ur, -ür, -ar, -er)” eklerinin getirilmesiyle yapılır.

Anlamı :

Genel doğruları göstermede kullanılır.

Örnek : Su testisi su yolunda kırılır.

Sürekli ya da genellikle yapılan eylemlerin anlatımında kullanılır.

Örnek : Her canlı doğar, yaşar, ölür.

Geniş zamanın kişilere göre çekimi şöyledir :

KİŞİ

TEKİL

ÇOĞUL

TEKİL

ÇOĞUL

I.

arım

Açmam

arız

Açmayız

II.

arsın

Açmazsın

arsınız

Açmazsınız

III.

ar

Açmaz

arlar

Açmazlar

UYARI : “-r” eki yalnızca olumlu çekimlerde kullanılır. Olumsuz çekimlerde bu kipin olumsuzu

“-ma-z, -me-z” ekiyle yapılır.


 Dilek Kipleri :


a) İstek Kipi : Eylem kök ya da gövdelerine “-a, -e” eki getirilerek yapılır.

Anlamı :

Getirildiği eyleme istek anlamı verir.

Örnek : Akşama ben de size geleyim.

İsteğin yanı sıra öğüt ve gereklilik anlamı verir.

Örnek :

Kimsesizlere yardım edelim. (Öğüt)

Derslerimize düzenli çalışalım. (Gereklilik)

İstek kipinin kişilere göre çekimi şöyledir :

KİŞİ

TEKİL

ÇOĞUL

I.

Alayım

Alalım

II.

Alasın

Alasınız

III.

Ala

Alalar


b) Dilek – Şart Kipi : Eylem tabanlarına “-sa, -se” ekinin getirilmesiyle yapılır.

Anlamı :

Eyleme dilek anlamı verir.

Örnek : Ben de seninle gelsem.

              Tiyatroya değil de, sinemaya gitsek.

Koşul anlamıyla kullanılır.

Örnek :  Bu işi başarırsa, güvenimi kazanır.

             Giderse, bir daha dönmez.

                        Dilek-şart kipinin kişilere göre çekimi şöyledir :

KİŞİ

TEKİL

ÇOĞUL

I.

Gitsem

Gitsek

II.

Gitsen

Gitseniz

III.

Gitse

Gitseler

Uyarı : Dilek kipleri herhangi bir zaman kavramını taşımadığı için bunlarla yapılan bileşik zamanlı eylemler, gerçekte ya tek zaman anlamı taşırlar ya da hiç zaman anlamı taşımazlar.


c) Gereklilik Kipi :  Eylem kök ya da gövdelerine “-malı, -meli” ekinin getirilmesiyle yapılır.

Anlamı :

Eylemin yapılması, olması gerektiğini bildirir. Bu anlam, “gerek, lazım, icap etmek” sözcükleriyle de sağlanır.

Örnek :  Onunla hemen konuşmalıyım.

             Bu işi yarına bitirmeliyiz.

Gereklilik kipinin kişilere göre çekimi şöyledir :

KİŞİ

TEKİL

ÇOĞUL

I.

Bilmeliyim

Bilmeliyiz

II.

Bilmelisin

Bilmelisiniz

III.

Bilmeli

Bilmeliler


d) Emir (Buyurma) Kipi : Emir kipinin eki yoktur. Bu nedenle I. ve çoğul kişilerde emir kipinin çekimi olmaz. Çünkü kişiler kendi kendilerine emredemezler. Emir kipine II. Tekil kişi dışında kişi ekleri getirilebilir.

Anlamı :

Eylemin yapılmasını emir biçiminde belirtir.

Örnek :

Derslerini bitirir bitirmez yat. (Olumlu emir)

Eve zamanında gelin.           (Olumlu emir)

Dışarı çıkmayın.                   (Olumsuz emir)

Bazen dilek anlamıyla kullanılır.

Örnek : Tanrım, bana yardım et.

            Dünyada hiç aç insan olmasın.

Emir kipinin kişilere göre çekimi şöyledir :

KİŞİ

TEKİL

ÇOĞUL

I.

-

-

II.

Gel

Gelin

III.

Gelsin

Gelsinler

UYARI : Haber (bildirme) kiplerinde belli bir zaman kavramı varken, dilek kipleri zaman bildirmez.


Eylemlerde Bileşik Zamanlılık : Bileşik zaman, basit zamanlı bir eyleme hikaye, rivayet ve koşul eklerinin

 getirilmesiyle yapılır. Kısaca bileşik zamanlı bir eylem üç değişik şekilde kurulur :

Eylem tabanı + Zaman eki + idi              = Hikaye bileşik zamanlı eylem

Eylem tabanı + Zaman eki + imiş           = Rivayet bileşik zamanlı eylem

Eylem tabanı + Zaman eki + ise             = Koşul bileşik zamanlı eylem

BASİT ZAMANLI EYLEM  + EK EYLEM =BİLEŞİK ZAMANLI EYLEM

UYARI: Dilek kipleri herhangi bir zaman kavramı taşımadığı için bunlarla yapılan bileşik zamanlı eylemler, gerçekte ya tek zaman anlamı taşırlar ya da hiç zaman anlamı taşımazlar.


Bileşik Zaman Üç Tanedir :

a) Hikaye Bileşik Zaman : Haber ya da dilek kipi almış bir eyleme “-dı, -di, -du, -dü” eklerinden

 birinin getirilmesiyle yapılır.

Örnek :

Di’li geçmiş zamanın hikayesi : bildiydim, aldıydık ...

Miş’li geçmiş zamanın hikayesi : bilmiştim, almıştık...

Şimdiki zamanın hikayesi : biliyordum, alıyorduk...

Gelecek zamanın hikayesi : bilecektim, alacaktık...

Geniş zamanın hikayesi : bilirdim, alırdık...

İstek kipinin hikayesi : bilseydim, alsaydık...

Dilek-şart kipinin hikayesi : bilseydim, alsaydık...

Gereklilik kipinin hikayesi : bilmeliydim, almalıydık...


b) Rivayet Bileşik Zaman :  Haber ya da dilek kip almış bir eyleme “–mış, -miş, -muş, -müş”

 eklerinden birinin getirilmesiyle yapılır.

Örnek :

Di’li geçmiş zamanın rivayeti yoktur.

Miş’li geçmiş zamanın rivayeti : bilmişmişim, alıyormuşuz...

Şimdiki zamanın rivayeti : biliyormuşum, alıyormuşuz...

Gelecek zamanın rivayeti : bilecekmişim, alacakmışım...

İstek kipinin  rivayeti : bileymişim, alaymışız...

Dilek-şart kipinin rivayeti : bilseymişim, alsaymışız...

Gereklilik kipinin rivayeti : bilmeliymişim, almalıymışız...


c) Koşul Bileşik Zamanı : Haber ya da dilek kipiyle çekimli bir eyleme “-sa, -se” ekinin getirilmesiyle

 yapılır. Dilek kiplerinden yalnızca gereklilik kipinin koşul bileşik şekli yoktur.

Örnek :

Di’li geçmiş zamanın koşulu : bildiysem, aldıysak...

Miş’li geçmiş zamanın koşulu : bilmişsem, almışsak...

Şimdiki zamanın koşulu : biliyorsam, alıyorsak...

Geniş zamanın koşulu : bilirsem, alırsak...

Gelecek zamanın koşulu : bileceksem, alacaksak...

Gereklilik kipinin  koşulu : bilmeliysem, almalıysak...


Eylem Kipinde Anlam Kayması : Bir kipin kendi anlamı dışında, bir başka kipin anlamını verecek bir biçimde kullanılmasına eylem kipinde anlam kayması ya da zaman kayması denir.


Anlam kaymasına uğrayan başlıca kipler şunlardır :

a) Şimdiki Zaman Kipi : Şimdiki zaman kipi “-yor” geçmiş zaman, gelecek zaman ve geniş zaman kipi yerine kullanılabilir.

Örnek :  

Onu yolda görüyor ve selam vermiyor. (Di’li geçmiş zaman yerine)

Ninem, teyzeme bir mektup yazıyor ve beni şikayet ediyor. (Miş’li geçmiş zaman yerine)

Her Pazar buraya geliyor ve bizimle sohbet ediyor. (Geniş zaman yerine)

Ben yarın geliyorum. (Gelecek zaman yerine)


b) Geniş Zaman Kipi : Geniş zaman kipi “-r,-ır,-ir,-ur,-ür,-ar,-er” geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman ve emir kipi yerine kullanılabilir.

Örnek :

Günlerden bir gün kasabaya yaşlı başlı bir adam gelir. (Geçmiş zaman yerine)

Merak etme, birazdan gelir. (Gelecek zaman yerine)

Şimdi sen de beni düşünür müsün? (Şimdiki zaman yerine)

Oraya gider, Hamza’yı bulursun. (Emir kip yerine)


c) Gelecek Zaman Kipi : Gelecek   zaman kipi “-acak, -ecek” geçmiş zaman, gereklilik ve emir kipi

 yerine kullanılabilir.

Örnek :

Fatih İstanbul’u alacak ve Osmanlıların Balkanlar’daki varlığı kesinleşecek. (Geçmiş zaman

 yerine)

Beni arayan Ayşe olacak. (Gereklilik kipi yerine)

Burayı derhal temizleyeceksin. (Emir kipi yerine)


Ek-Eylem (Ek-Fiil) : Ad ve ad soylu sözcüklerin sonuna gelerek, onların belirli bir kesinlik kazanıp yüklem olmasını sağlayan eklerdir.

Örnek :              Hava dün gece karlı       Hava dün gece karlıydı.

-dır                  Ali’nin boyu Erdal’dan uzundur.

-imiş                Babası oldukça zenginmiş.

-dı                   Durmadan beni arayıp soran oydu.

        -ım                  Ben de bir insanım.

        -sın                  Dikkat et, sen daha küçük bir çocuksun.

        -iz                    Biz bu işe biraz isteksiz gibiyiz.

         -siniz               Siz de diğer insanlarla eşitsiniz.

         -dırlar               Bu saatte evde yokturlar.

         -ise                  Ya, bizi muayene edecek bu doktorsa...!


Yapıları Yönünden Eylemler :

Basit (Yalın) Eylemler : Kök durumunda olan ya da yalnızca çekim eki alan eylemler biçimsel yönden

 basittir.

Örnek :

Git                 git-ecek-miş-im

Uyu                uyu-malı-y-dı-k

Bak                bak-sa-y-dı-nız

Konuş             konuş-uyor-muş-sunuz


Türemiş Eylemler : Ad ya da eylem köklerine çeşitli yapım eklerinin getirilmesiyle gövde durumuna geçen eylemler biçimsel olarak türemiş eylemdir.

Örnek :

Kara-r             Addan eylem                piş-ir-    Eylemden eylem

Oyun-a           türemiş                         aç-ıl-     türemiş


Bileşik Eylemler : İki ya da daha çok sözcüğün biçimce veya anlamca kaynaşarak tek bir yargıyı anlatacak hale gelmesiyle oluşan eylemler, yapıları yönünden bileşik eylem adını alır.


Bileşik Eylemler Üç Farklı Biçimde Oluşur :

a) Yardımcı Eylemle Kurulan Bileşik Eylemler : Özellikle “et(mek), eyle(mek), ol(mak),

 kıl(mak), buyur(mak)” eylemleri çoğunlukla bir eylemi bir yargıyı tek başlarına ifade edemez, bu nedenle

 de tek başlarına yüklem olamazlar. Bu durumda bu eylemler, kendilerinden önce gelen bir ad ya

 da ad soylu sözcükle birleşmek suretiyle kesin bir yargıyı ifade edebilirler. Bu oluşuma, yardımcı

 eylemle kurulan bileşik eylem denir.

Ad/ad soylu sözcük + yardımcı eylem = Yardımcı eylemle kurulan bileşik eylem

Örnek :  Pişman + ol(mak)               Bütün yaptıklarına pişman olacak.

             Yardım  + et(mek)              Ödevlerimi yaparken bana yardım etti.

              His+et(mek)                      Olacakları önceden hissettim.

              Kabul+eyle(mek)                Dualarımızı kabul eyle.

              Şükür+et(mek)                   Biz buna şükredelim.  


Yardımcı Bileşik Eylemle İlgili Uyarılar


Et(mek), eyle(mek), ol(mak), kıl(mak) sözcükleri, kimi durumlarda tam (asıl) eylem olup, tek

 başlarına kesin bir yargı bildirirler. Böyle durumlarda yardımcı eylem olarak kabul edilmezler.

 Örnek : Bu masa buraya daha iyi oldu. (uydu)

             Yarın orada olurum. (bulunurum)


Bu sözcükler tam (asıl) eylem olduklarında tek başlarına yüklem görevi üstlenirler.

Örnek : Bahçemizdeki meyveler iyice oldu. (olgunlaştı)


Yardımcı eylemle kurulan bileşik eylemlerde, ad ve ad soylu sözcüklerde ses düşmesi veya ses

 türemesi meydan gelirse, bunlar yardımcı eylemle bitişik yazılır.

Örnek :  Kahır+ol-      kahrol-

                             Zan+et-       zannet-

                             Hapis+ol-      hapsol-

                              Red+et-       reddet-


Ad ve ad soylu sözcük, yardımcı eylemle birleştiğinde herhangi bir ses olayı meydana

 gelmemişse, bunlar yardımcı eylemden ayrı yazılır.

Örnek :

Arz et-

Hak et-

Yetkili kıl-

İhmal et-


b) Kurallı (Özel) Bileşik Eylemler : İki eylem tabanının biçimce ve anlamca birleşip kaynaşmasıyla oluşan bir birleşik eylem çeşididir. Bu birleşimde iki eylem arasına “-a, -e, -ı, -i, -u, -ü” seslerinden biri girer. Bu birleşmede ikinci eylem sabit olup gerçek anlamından tümüyle sıyrılmıştır.


Kurallı (özel) Bileşik Eylemler Dörde Ayrılır :

Yeterlik Eylemi : Yapılışı : Eylem + (a, e) + bil(mek)

Anlamı :  

Eyleme “yeterli olma, başarabilme ya da olasılık” anlamı verir.

Örnek :  Akşama size gelebilirim. (olasılık)

             Bu soruyu Ahmet çözebilir. (başarabilme)   

         Ben İngilizce konuşabilirim. (yeterli olma)

Yeterlik birleşik eylemi üç şekilde olumsuz yapılır :

ANLAM

OLUMLU

OLUMSUZ

OLASILIK

Yapabilirim

Yapmayabilirim

YETERLİ OLMAYIŞ

Yapabilirim

Yapamayabilirim

KESİNLİK

Yapabilirim

Yapamam


Tezlik Eylemi : Yapılışı : Eylem + (ı, i, u, ü) + ver(mek)

Anlamı :

Eylemin “çabucak veya kolayca yapıldığı” nı gösterir.

Örnek :    Hastalığını duyunca geliverdim. (çabukluk)

               Soruları  okuyuverdim. (çabukluk kolaylık)

Tezlik eylemi iki şekilde olumsuz yapılır :

OLUMLU

OLUMSUZ

Çıkıverdi

Çıkmayıverdi

Bitiverdi

Bitmeyiverdi


Sürerlik Eylemi : Yapılışı : Eylem + (a, e) gel(mek), kal(mak), dur(mak)

Anlamı :  

Eylemin bir süre aralıksız sürdüğü, kesintisiz devam ettiğini gösterir.

 Örnek :  Bu iş  böyle süregelmiş.

                Adamın arkasından bakakaldım.

              Sen, verdiğim işleri yapadur.    


Yaklaşma Eylemi : Yapılışı : Eylem + (a, e) yaz(mak)

Anlamı :

Eylemin gerçekleşmesine “çok yaklaşıldığı, çok az kaldığı”nı gösterir.

Örnek : Kazada babam da öleyazdı.

             Yürürken düşeyazdım.


c) Anlamca Kaynaşmış Bileşik Eylemler : Anlamca kaynaşmış bileşik eylemler, bir araya gelen ad ve eylemden kimi zaman birinin kimi zamanda her ikisinin gerçek anlamlarından uzaklaşarak anlamca kaynaşmasıyla oluşan bileşik eylemlerdir.

Anlamca kaynaşmış bileşik eylemler, şu yollarla oluşabilir:

Bir eylemin, eylemsi ya da yardımcı eylemle birleşmesiyle meydana gelebilirler.

Örnek :

Göresi gel(mek)

Ağlayacağı tut(mak)           

          Bilmezlikten gel(mek)                                 

          Bitirmiş ol(mak)

          Bu bileşik eylemde, ikinci sözcük (eylem) gerçek anlamından uzaklaşmıştır.  


Ad soylu sözcüklerle bir eylemin birleşmesinden meydana gelebilirler.

Örnek :

Hasta düş(mek)     

Acı çek(mek)                     

Nasihat ver(mek)                

Yalan at(mak)

Bu bileşik eylemlerde, ad soylu sözcükler gerçek anlamını korurken, eylemler gerçek

 anlamından uzaklaşır.


Hem ad hem de eylemin gerçek anlamından uzaklaşarak bir deyim grubu

 oluşturmasından meydan gelen birleşik eylemler.

Örnek :      abayı yak(mak)

                  Çam devir(mek)

                  Başı göğe er(mek)

                  Kaşıkla yedirip sapıyla göz çıkar(mak)


UYARI : Ad  eylemin gerçek anlamını yitirdiği ancak deyim oluşturmayan ve bitişik yazılan birleşik

 eylemler de vardır.

Örnek :          Varsay(mak)

                             Vazgeç(mek)

                             Elver(mek)

                             Öngör(mek)


Cümlenin öğelerine ayrılmasında birleşik eylemler bir bütün olarak ele alınmalı, aynı öğeyi

 oluşturduklarına dikkat edilmeli, bölünmemelidir.

Örnek :

B u  k o n u d a  b u r n u n d a n  k ı l  a l d ı r m ı y o r. (yanlış)

                          Dolaylı Tümleç  Nesne    Yüklem

B u  k o n u d a  b u r n u n d a n  k ı l  a l d ı r m ı y o r. (Doğru)

                                            Yüklem


Çatılarına Göre Eylemler :

            Eylemlerin öznelerine ve nesnelerine göre gösterdikleri özelliklere, girdikleri biçime çatı denir.

Çatı, eylem kök ya da gövdelerine getirilen çatı ekleri dediğimiz eylemden eylem yapıp eklerine bağlı

 olarak oluşur.

UYARI : Çatı, yalnızca eylem cümleleri üzerinde yapılan bir incelemedir. Ad cümlelerinin çatısı olmaz.

Onda paranın yanında akılda vardı. ( Ad cümlesi çatısı olmaz.)

Karanlık çökmeden evine vardı. (Eylem cümlesidir.)


            Çatı İki Bölümde İncelenir :

Nesne – Yüklem İlişkisi :

Nesne – Yüklem İlişkisi Yönünden Eylemler Dört Grupta İncelenir :

Geçişli Eylemler : Öznenin yaptığı işi, başka varlıklar üzerine geçirebilen, nesne alan eylemler geçişlidir.

Örnek :  Çocuk, yazılı kağıdını dikkatlice inceledi.

                       Belirtili Nesne

               Ona doğum günü için yün kazak aldık.

                                           Belirtisiz Nesne


Geçişli eylemler, “Ne?, Neyi?, Kim?, Kimi?” sorunlarına yanıt veren eylemlerdir.

Örnek : Adam, elindeki ekmeği bir yabancıyla paylaştı. (Neyi paylaştı?)

             Ahmet’in en küçük kardeşini yolda gördüm. (Kimi gördüm?)

            Yemeğe tuz attım. (Ne attım?)


UYARI : Geçişli eylem, nesne alabilen eylemdir. Ama kimi durumlarda da cümlede nesne olmasa bile,

 o eylem geçişlilik özelliği gösterebilir.

Örnek :

Saatlerce durakta bekledim (Neyi bekledim? Otobüsü; Kimi bekledim? Seni..)

Televizyonda Müzeyyen Senar söylüyordu. (Neyi söylüyordu? Şarkıyı...)

Tekrar tekrar okudum. (Neyi okudum? Romanı, öyküyü, şiiri...)


Geçişsiz Eylemler : Nesne almayan eylemler, geçişsizdir.

Örnek : Bütün gün tembel tembel oturduk. (Neyi, kimi oturduk? Nesne almaz.)

                                                Yüklem

             Yağmur bütün gece durmadan yağdı. (Neyi yağdı? Nesne almaz.)

                                                      Yüklem

             Soğuktan hepimiz üşümüştük. (Neyi üşümüştük? Nesne almaz.)

                                         Yüklem


UYARI :  Kimi eylemler, cümledeki kullanıma göre geçişlilik veya geçişsizlik özelliği gösterir.

Bütün gün, çarşıda gezdik. (geçişsiz)

Turistler, şehirdeki müzeleri gezdiler. (geçişli)


Oldurgan Eylemler : Geçişsiz bir eyleme “-t, -r, -dır” eklerinden biri getirilerek geçişli yapılmasına oldurgan

 eylem denir.

Örnek : 

Geçişsiz                    Oldurgan

   Uyu                           Uyu-t            Çocuğu ben uyuttum.

                                                       Belirtili Nesne  

   Yat                           yat-ır             Çocuğu erkenden yatırdım.       

                                                       Belirtili Nesne      

   Gül                           gül-dür           Çocuğu güldürdüm.

                                                       Belirtili Nesne      


Ettirgen Eylemler :  Geçişli bir eyleme “-t,-r, -dır” eklerinden biri getirilerek eylemin yeniden geçişli

 yapılmasına ettirgen eylem denir.

Ettirgen eylemde özne işi yapmaz, bir başkasına yaptırır.

Örnek :

Geçişli          Ettirgen

Yıka               Yıka-t          Arabayı yıkattım.

                                       Belirtili Nesne        

İç                   İç-ir            Çocuklara süt içirdim.

                                              Belirtisiz Nesne

Yaz               Yaz-dır           Askerdeki oğluna mektup yazdırdı.

                                                             Belirtisiz Nesne


UYARI : Oldurgan eylemler, ettirgen eylem durumuna getirilebilir. Ancak bu geçişli bir eylemin yeniden geçişli  olması, birinci dereceden ettirgenlik meydana getirir.

         Geçişsiz             Oldurgan            Ettirgen

       Öl(mek)            öl-dür(mek)       öl-dür-t(mek)

Yat(mak)          yat-ır(mak)        yat-ır-t(mak)


Geçişli bir eyleme birden çok ettirgenlik eki getirildiğinde, geçişlilik derecesi artmış, katmerli ettirgenlik meydana gelmiş olur.

         Geçişli             Ettirgen           Katmerli Ettirgen

         Kır(mak)           kır-dır(mak)       kır-dır-t(mak)

         Oku(mak)         oku-t(mak)        oku-t-tur(mak)


Bazı eylem köklerine oldurganlık ya da ettirgenlik eki getirildiğinde, kökte ses değişmesi meydana gelir.

         Gel-ir = getir.   (l sesi, t’ye dönüşmüş)

         Git-ir = götür    (i sesi, ö’ye dönüşmüş)


Özne – Yüklem İlişkisi :

Eylemler özneyle ilişkisi yönünden dört grupta incelenir :

Etken Eylemler : Yüklemin bildirdiği eylemi yapan, yerine getiren belliyse (gerçek özne varsa), o cümlenin eylemi etken çatılıdır.

Örnek :

Yaşlı adam bir hamlede merdiveni tırmandı.

Gerçek Özne                                   Etken

Kaymakam gelecek diye köy halkı yollara döküldü.

                                 Gerçek Özne      Etken

Vücudumkaskatı olmuştukulaklarım  duymuyordu.

              Gerçek Özne         Etken       Gerçek Özne     Etken


Edilgen Eylemler : Eylemi, yapan ve gerçekleştirenin belli olmadığı (gerçek öznenin olmadığı) eylemler

 edilgen çatılıdır. Bir eylemin edilgen çatılı olabilmesi için “-ıl, -il, -ul, -ül, -ın, -in, -ün, -un” eklerinden birini

 alması gerekir.

Örnek :

Buz olmasın diye yollara tuz döküldü. (Döken belli değil)

Sınav sonuçları açıklandı. (Açıklayan belli değil.)

Anadolu’nun ücra bir kasabasına atanmış. (Atayan belli değil.)


Edilgen Eylemlerle İlgili Uyarılar


 

Nesne alabilen bir eylem edilgen yapıldığında nesne, sözde özne görevi yapar. Sözde özne,

 yüklemde belirtilen eylemi yapan değil, yapılan eylemden (nesne) etkilenendir.

Örnek :             Belediye,   kokmuş etleri   imha etti.  (etken)

                                     Gerçek Özne  Belirtili Nesne   Yüklem

                                       Kokmuş etler  imha edildi.  (edilgen)

                                       Sözde özne       Yüklem           

                                       Ona   yeni bir kazak   ördüm. (ben)    (etken)

                                              Belirtisiz Nesne  Yüklem  Gerçek özne

                                       Ona yeni bir kazak örüldü (edilgen)

                                               Sözde Özne   Yüklem


Nesne almayan (geçişsiz) bir eylem edilgen yapıldığında sözde özne de olmaz.

Örnek : Akşama kadar çarşıda gezildi. (Gezen belli değil, gezilen de yok.)

    Evde bir süre oturuldu.  (Oturan belli değil, oturulan da yok.)


Kimi durumlarda eylemi yapanın (gerçek özne) sonuna ya “tarafından, nedeniyle, etkisiyle”

 sözcükleri ya da “-ca, -ce, -dan, -den” ekleri getirilerek örtülü (mantıksal) özne meydana gelir.

 Bu tür eylemler edilgen çatılıdır. Örtülü özne, cümle içinde zarf tümleci veya edat tümleci görevi

 yapar.

Örnek : 

Yağmur nedeniyle bahçenin duvarı yıkıldı.   (Edilgen)

Adam  mahkemece  suçlu  bulundu.            (Edilgen çatılı)

               Sözde Özne  Zarf Tümleci


“-ıl,-il, -ul, -ül, -ın, -in, -ün, -un” ekini alan her eylem edilgen olmaz. Edilgenliği cümle içindeki

 kullanım belirler.

Örnek :

Mahalleye yeni bir market açıldı.          (edilgen)

                   Sözde Özne

Ateşi düşünce hasta açıldı.                 (etken)

                 Gerçek Özne

Bayram nedeni ile sınıf süslendi.          (edilgen)

                      Sözde Özne

Düğüne gitmek için Ayşe süslendi.      (etken)

                        Gerçek Özne


Dönüşlü Eylemler : Bir eylemin dönüşlü çatılı olabilmesi için biçimsel olarak eylemden eylem yapan “-n”

 ekini alması; anlamsal olarak da eylemi yapanın da, eylemden etkilenenin de özne olması gerekir.

Örnek :

           Kadın,  dizlerine vurarak dövündü.

          Gerçek Özne

          ( O ) Yorgunluğunu atmak için güzelce yıkandı.

          (Gizli) Gerçek Özne

          Zavallı kuş, son bir defa çırpındı.

          Gerçek Özne


UYARI : ”-n” ekinin edilgenlik anlamı da kattığına dikkat edilmeli bu etkin edilgenlik mi dönüşlülük mü yarattığını anlamak için cümleye bakılmalıdır.

Örnek :

Üşümemek için battaniyeye sımsıkı sarındı. (dönüşlü çatılı)

Yerler iyice silinmiş. (edilgen çatılı)

Dönüşlü eylemlerle kurulu cümlelerde cümle nesne almaz. Çünkü nesne, öznenin yaptığı eylemden etkilenendir. Bu nedenle dönüşlü eylemler geçişsizdir. Çok az örnekte dönüşlü eylem geçişli olabilir.

 Örnek :

Çocuk koskoca çuvalı sırtlandı. (Dönüşlü – geçişli)

Ayşe küpeler, kolyeler takındı.  (Dönüşlü – geçişli)

         Belirtisiz nesne


İşteş Eylemler : İşteş Eylem, eylem kök ya da gövdelerine “-ş” ekinin getirilmesiyle yapılır.

İşteş eylemler iki ayrı anlamda kullanılır :

Örnek :  

Kadınlar cenazede ağlaşıyordu. (Ağlama eyleminin birlikte yapılması anlamı vardır.)

Çocuklar bir süre sessizce bekleştiler. (Bekleme eyleminin beraber yapılması anlamı vardır.)


Eylemin birden çok özne tarafından karşılıklı yapılması anlamı :

Örnek :  

Sinemanın önünde arkadaşlarıyla buluşacak. (Buluşma eylemi karşılıklı yapılmıştır.)

Yolda eski bir arkadaşıyla selamlaştı. (Selamlaşma karşılıklı yapılan bir eylemdir.)


UYARI :  “-an, -en” ekiyle türeyen sıfat-eylemler geniş zamanın yanında şimdiki zaman ve geçmiş zaman anlamı da taşıyabilir.

Çocuk giden arabaya el salladı. (şimdiki zaman)

Kaçan balık büyük olur.             (geçmiş zaman)


Eylemsiler (Fiilimsiler) : Eylem olma özelliğini tam olarak yitirmemesine karşın, çekime giremediği için tam eylem olmayan; getirilen eklerle ad, sıfat ve zarf görevlerinde bulunan; temel cümle içinde yan cümle kurma özelliği taşıyan sözcüklere eylemsi denir.

Eylemsilerin Özellikleri :

Kip ve kişi ekleriyle çekimlenemezler. Bu yönleriyle tam eylem sayılmazlar.

Olumsuzluk eki “-ma, -me” ile çekime girerek eylem olma yanlarını sürdürürler.

Eylem tabanlarına getirilen birtakım eklerle ad, sıfat ve zarf görevinde kullanılırlar.

Bir temel cümle içinde yan cümle kurarlar ve yan cümlenin yüklemi olurlar.


Eylemsiler, Görevleri Yönünden Üç Grupta İncelenir :


1- Ad-Eylemler (İsim-Fiiller) : Eylem tabanlarına getirilen “-mak, -mek, -ma, -me, -ış, -iş” ekleriyle

 türeyen ve eylem adı olarak kullanılan sözcüklerdir.

Örnek :   Oraya gitmek ve bir süre dinlenmek istiyorum.

              Ders çalışmayı ve kitap okumayı seviyor.

              Dağa çıkış zor, oradan iniş kolay olur.


Ad-Eylemlerin Özellikleri :


“-mak, -mek, -ma, -me, -ış, -iş” eklerini alan sözcükler eylem anlamlarını yitirip varlık ya da nesne adı türetirse, ad-eylem olarak alınamazlar.

Örnek :

Bakkaldan ekmek aldım.

Çocuklar dondurma yiyor.

Yeni bir görüş öne sürdü.

Ben de kuşlar gibi uçmak istiyorum.

Bahçede yürümeye ne dersin?

Salondaki bağırışlar yüzünden kimse kimseyi duymuyor.


Ad-eylemler, ad görevli sözcükler oldukları için çoğul eki ve ad durum ekleriyle çekime girer. Ayrıca bir

 adla birleşerek ad tamlaması kurarlar. Bu tamlamada tamlayan ya da tamlanan sözcük olarak

 kullanılırlar.

Örnek :

Çalışmalar, bakışlar, gülmeyi, okumaya, oturmamda, gülmesinden, atların koşması, çalışmanın

 yararları, çocuğun gülüşü, okumanın kuralları


Ad-eylemler, ek-eylem olarak yüklem görevinde kullanılabilir ve ad cümlesi kurabilirler.

Örnek : Bütün amacımız üniversiteyi kazanmak. (Ad cümlesidir.)

                                                                 Yüklem

                       Beni üzen ansızın gidişiydi. (Ad cümlesidir.)


Ad-eylemler cümle içinde özne nesne ve dolaylı tümleç görevinde kullanılır.

Örnek :

Gitmek, sorumluluktan kaçtığımı göstermez.

Özne

Okuma çok seviyorum.

Nesne

Artık çalışmaya başlayalım.

     Dolaylı Tümleç


2- Sıfat Eylemler (Ortaçlar) : Eylem tabanlarından türeyerek sıfat görevinde kullanılan sözcüklerdir. Ancak

 diğer sıfatlardan farklı olarak, adları hareket yönüyle nitelerler ve eylem olan yanlarını tam yitirmemiş

 olurlar. Ad-eylemlerde herhangi bir zaman kavramı olmamasına karşın, sıfat-eylemler şöyle sınıflanabilir.

Geniş Zaman Anlamı Taşıyan Sıfat-Eylemler : “-an, -en, -r, -maz, -mez” ekleriyle yapılan

sıfat-eylemler geniş zaman anlamı taşır.

Örnek :

Gören gözün görmez oldu.         Her zaman gören

Akarsu pislik tutmaz.                Sürekli akan

Çekilmez adamı kim çekecek.     Hiçbir zaman çekilmeyen.


UYARI : Eylemsilerin kökünde bir eylem olduğu için bunlar da çatı eki alabilir. Çatıları yönünden bir

 eylemin gösterdiği (etken, edilgen, dönüşlü, işteş, oldurgan, ettirgen) bütün çatı özelliklerini

 gösterir.

Örnek :

Pazarda unutulan çanta, polise teslim edildi. (Edilgen çatılı)

    Yan Cümle

Süslenen kızlar, neşe içinde düğüne gittiler. (Dönüşlü çatılı)

   Yan Cümle

Dövüşen çocukları, zor ayırdık. (İşteş çatılı)

    Yan Cümle


Gelecek Zaman Anlamı Taşıyan Sıfat-Eylemler : -acak, -ecak, -ası, -esi ekleriyle türeyen sıfat-eylemler gelecek zaman anlamı taşırlar.

Örnek :

Yapılacak işleri sırasıyla gözden geçirdi. (gelecek zaman)

Yaşanası güzellikler, bizi bekliyordu. (gelecek zaman)


Geçmiş Zaman Anlamı Taşıyan Sıfat-Eylemler  : Eylemlere getirilen “-dık, -dik, -mış, -miş” ekleriyle

 türetilen sıfat-eylemler geçmiş zaman anlamı taşır.

Örnek :

O bildik tavrıyla şöyle bir gülümsedi. (geçmiş zaman)

Çözülmüş testleri tek tek dosyaladı. (geçmiş zaman)

Pişmiş aşa su katılmaz. (geçmiş zaman)


Sıfat-Eylemlerin Özellikleri :


 

“-acak, -ecak, -r, -maz, -mış, -miş” eklerinin kip eki olduğuna da dikkat edilmeli, sıfat eylemle kip eki

 karıştırılmamalıdır.

Örnek :

Dönülmez akşamın ufkundayım, vakit çok geç. (sıfat-eylem)

Dönülmez bir daha bu sözden. (geniş zaman kipi)

  Yüklem

Görür gözüm görmez oldu. (sıfat eylem)           

Görür, gözüm; söyler dilim. (geniş zaman kipi)

Yüklem            Yüklem

Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer(sıfat-eylem)

Atmış çantasını sırtına, gidiş o gidiş. (geçmiş zaman kipi)

Yüklem


 Sıfat-Eylemler, kendilerinden sonra gelen adın yerini tutacak şekilde kullanılırlarsa, tür yönünden

 adlaşır ve adlaşmış sıfat oluştururlar.

Örnek :

Gelmeyen öğrenci var mı?  Gelmeyen var mı?

    Sıfat                              Adlaşmış Sıfat

Tekkeyi bekleyen derviş çorbayı içer.

              Sıfat

Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.

          Adlaşmış Sıfat


Eylemden-sıfat türeten bütün ekler, sıfat-eylem eki değildir. Sıfat-eylem eylem anlamını tam olarak yitirmediği için “-ma, -me” olumsuzluk ekeriyle çekimlenebilirler.

Örnek :

    (Bu üç cümle sıfat-eylem ekleri değildir.) 

Yırt-ıcı kuş

Yor-gun insan         

Yan-ık ekmek 

 

(Bu üç cümle sıfat-eylem ekleridir.)

Bit-me-y-en aşk

Beklen-me-dik soru     

Görün-mez kaza        


“-dık ve –acak” ekiyle türeyen sıfat-eylemler, üçüncü tekil kişi iyelik eki alarak –“dığı ve –acağı”

 biçiminde kullanılabilir.

Örnek : bildik bildiği kişi

            yapılacak işler = yapacağı işler


Bağ-Eylemler (Ulaçlar) : Eylem köklerinden türeyerek getirildiği eylemle yüklem arasında anlam bağlantısı

 kuran ve zarf görevinde kullanılan eylemsidir.

Başlıca bağ-eylem ekleri şunlardır :

-ıp, ip :                        Tahtaya bakıp soruyu çözdü.      (Nasıl çözdü?)

-arak, -erek:                 Koşarak yanıma geldi.               (Nasıl geldi?)

-ken :                          Televizyon izlerken uyumuş.        (Ne zaman uyumuş?)

-madan, -meden :          Adam bilmeden konuşuyor.         (Nasıl konuşuyor?)

-ınca, -ince :                 Bunu gelince konuşuruz.             (Ne zaman konuşuruz?)

-dıkça, -dikçe :              Yürüdükçe yol tükenir.                (Nasıl tükenir?)

-alı, -eli :                      Buraya geleli huzurum kaçtı.       (Huzurum ne zaman kaçtı?)

-ir, -mez :                     Gelir gelmez uyudu.                   (Ne zaman uyudu?)

-asıya, -esiye :              Atları öldüresiye kırbaçladı?         (Nasıl kırbaçladı?)

-a, -a :                          Koşa koşa gitti.                        (Nasıl gitti?)

-e, -a :                          Düşe kalka büyüdü.                   (Nasıl büyüdü?)

-e, -e :                          Güle güle gidin.                         (Nasıl gidin?)   


Eylemsilerin Yan Cümle Kurmaları :  Eylemsiler, bir temel cümle içinde yan cümle kurma özelliği

 gösterir ve temel cümleye herhangi bir öğe olarak bağlanır. Eylemsiler, yan cümlenin yüklemi olurlar.

 Temel cümlenin yüklemini oluştururlarsa yan cümle kuramazlar.

Örnek :

Yan Cümle                            Temel Cümle

Sora sora                              Bağdat bulunur.

Zarf tümleci

          Atılan ok                               geri dönmez.

          Özne

          Bu gidi                                hiç beğenmiyorum.

          Belirtili Nesne

          Pencereye çıkana                 taş atıyorlardı.

           Dolaylı Tümleç

Yorum ekle

Sayın site ziyaretçileri, Yorumlarınızda lütfen ahlak kurallarına uyunuz. Türkçe'yi doğru kullanınız. Emeğe saygı insan olma gereğidir.Şahıslara, kurumlara hakaret içeren , ahlak kurallarına aykırı, Dilimizin doğru kullanılmadığı mesajlar yayınlanmayacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile